COVID-19 hayatımızda kalıcı değişikliklere yol açıyor. Bu değişikliklerin en önemlilerinden biri eğitim alanında gerçekleşiyor. Çünkü yaşanan krize ragmen eğitim-öğretime hala devam etmemiz gerekirken e-öğrenme platformları kamusal fayda için önemli hale geldi.

Teknoloji çağında yaşadığımızı düşününce eğitim için alternatif yollar bulmak çok zor değil. Sahip olduğumuz araçları kullanarak eğitime devam etmek ve insanlığı ileri götürmek online eğitim teknolojileri sayesinde hala mümkün.

COVID-19 ile e-öğrenme yaygınlaştı

COVID-19 pandemi olarak ilan edildikten sonra küresel ölçekte karantina ve sokağa çıkma yasakları başladı. Bu, eğitimde yeni bir çağın başlangıcıydı. Çünkü tüm okullar kapanmış ve insanlar evlerinde kapalı kalmıştı.

E-öğrenme yeni bir konsept değil, ancak eskisine göre çok daha büyük bir hızla yaygınlaşıyor. Pek çok kurum ve şirket online eğitimin avantajlarını fark ederek eğitimde dijitalleşmeye koronavirüs krizi patlak vermeden önce başlamıştı. Kursların tamamlanmasıyla da sertifikasyon veya akreditasyon imkanı sunuyorlardı. Yani aslına bakarsanız online öğrenme yüz yüze öğrenme kadar resmi ve etkili.

Yaygınlaşan bir konsept olarak e-öğrenme (ya da online eğitim), koronavirüs pandemisi esnasında dünya çapında daha popüler hale geldi. Salgın, geleneksel öğrenme yollarının yanı sıra bir alternatifin mümkün olduğunu gösterdi. Pek çok şeyin online yürütüldüğü bir çağda eğitim de istisna değil. Vedubox gibi platformlar online eğitimi zenginleştiriyor ve bu deneyimi daha üst bir seviyeye taşıyor.

Prestijli üniversiteler tarafından verilen online dersler, Mart 2020’de pek çok yeni öğrenci kazandı. Yale Üniversitesinin verdiği bir online ders bu dönemde 1,3 milyon yeni kayıt aldı. Şüphesiz ki bu, öğrencilerin ilgisini çeken tek ders değil.

Okullar ve üniversiteler online eğitim kurumlarına dönüşürken bu geçiş sorgulanmadan kabul gördü. Çünkü insanlar bunun bilgi paylaşımını devam ettirmek için en iyi yol olduğunu fark etti. Okullar ve üniversitelerin yanısıra diğer eğitim kurumları ve eğitmenler de dijitalleşti. Online yoga eğitimleri veya dans dersleri ile karşılaşmaya başladık. Bunlar eğitim sektöründe oldukça yeni gelişmeler.

Bu yeni branşlar, eğitim sektörünün ne kadar esnek olduğunu bize gösteriyor. Ortaya çıkan sorunun çözümü; aslında zaten hayatımızda olan, ancak kısıtlayıcı olduğu düşünülen online eğitim konseptine uyum sağlamaktan geçiyor.

Online Eğitimin Avantajları

Geçirdiğimiz süreç, eğitimi sınıflardan online platformlara taşıma yolunda büyük bir adım. Eğitimde böyle bir dijital dönüşüm, insanların zamandan ve mekandan bağımsız olarak bilgi paylaşabilmesini sağlıyor.

Online eğitimin geleneksel eğitime kıyasla sağladığı bazı avantajlara bakalım:

  • Zaman kazandırır – okula veya bir kuruluşa gitmeye gerek yok. Böylece eğitmenler ve öğrenciler yolda vakit kaybetmiyor. Derse başlamak bir tık uzağımızda.
  • Maliyeti azaltır – servise, yemeğe veya üniformaya para ödemeye gerek yok. Ayrıca kurumlar ve şirketlerin de sınıf gibi fiziksel ortamlarla uğraşma zorunluluğu ortadan kalkıyor.
  • Esnek öğrenme programı sağlar – İnsanlar eğitimlerini kendi gündelik programlarına göre ayarlayabilirler, bu pek çok insan için cezbedici.
  • Mekansal bağımsızlık kazandırır. Evinizin konforundan çıkmadan insanlara eğitim verebilirsiniz.
  • Verimli eğitime olanak verir. Online eğitimde dikkat dağıtıcı daha az faktör var, verimli bir öğrenme ortamı.
  • İnteraktifliği mümkün kılar. Canlı ders sırasında interaktif iletişime imkan sağlanır.

 

 

Sonuç

 

Dünyanın e-öğrenmeyi ne kadar benimsediğine baktığımızda online eğitime geçmenin müthiş avantajları olduğunu görüyoruz. Bu geçiş hızlı olsa da sonuçları uzun bir süre devam edecek gibi görünüyor.

 

E-öğrenme hükûmetlerin, büyük şirketlerin ve kuruluşların desteğiyle yerini sağlamlaştırıyor. Ayrıca dünya çapında farklı yaş gruplarındaki öğrenciler için sorunsuz online eğitim sağlanmasına yardımcı olan yeni teknik gelişmeler, bu trendi daha da çekici hale getiriyor.